
Kamerî aya göre 1 yaş daha ihtiyarladın!
Günümüzde, özellikle dini vecibelerin yerine getirilmesi söz konusu olduğunda, yaş hesaplama metotları üzerine süregelen bir kafa karışıklığı yaşanmaktadır. Bu karışıklık, kurbanlık hayvanların şer‘î yaşının tespiti ile insanların dini sorumluluk yaşı gibi konularda kendini göstermektedir. Temel problem, hangi takvimin esas alınacağı hususundadır: Kamerî (Ay) takvim mi, yoksa Şemsî (Güneş) takvim mi?
İslam fıkıh geleneği, zamanın ölçülmesinde ve dini hükümlerin belirlenmesinde Kamerî takvimi esas almıştır. Hicrî takvim olarak da bilinen bu sistem, ayın hareketlerine göre düzenlenir ve her yıl yaklaşık 354 gün sürer. Bu durum, Şemsî takvime göre (yaklaşık 365 gün) her yıl ortalama 11 gün daha kısa bir yıl demektir. İşte bu fark, yaş hesaplamalarında önemli bir ayrışma noktası oluşturmaktadır.
Kurban ibadeti özelinde, hayvanların belirli bir yaşa ulaşmış olması şartı fıkıh kitaplarımızda açıkça belirtilmiştir. Örneğin, koyun ve keçinin bir yaşını doldurması, sığırın iki yaşını, devenin ise beş yaşını doldurması gerekir. Bu yaşların tespiti tamamen Kamerî yıla göredir. Yani, bir koyun veya keçi, Kamerî takvime göre bir yılını tamamladığında kurban edilebilir hale gelir. Eğer bu yaş Şemsî takvime göre hesaplanırsa, hayvanın kurban edilebileceği şer‘î yaşa ulaşması için fazladan yaklaşık 11 gün beklemesi gerekecektir ki bu, fıkıh kaidelerine aykırıdır.

İnsanların şer‘î sorumluluk yaşı (büluğ çağı) da aynı şekilde Kamerî takvime göre hesaplanır. Bir kişinin namazla, oruçla, hacla ve diğer dini vecibelerle mükellef olması, Kamerî yaşına göre belirlenir. Örneğin, bir genç kızın veya erkeğin ergenlik çağına girmesiyle birlikte dini sorumlulukları başlar. Bu yaşın tespitinde de Şemsî takvimin kullanılması, kişinin dini sorumluluklarını gereksiz yere geciktirmesi veya yanlış bir yaşta başlaması anlamına gelebilir ki bu da şer‘î hükümlerle çelişir.
Bu karışıklığın temelinde yatan sebeplerden biri, modern çağda Şemsî takvimin günlük hayatta daha yaygın kullanılmasıdır. Resmi işler, eğitim takvimleri ve sosyal yaşamın büyük bir bölümü Şemsî takvime göre düzenlendiği için, insanlar dini konularda da otomatik olarak bu takvimi referans alma eğilimindedirler. Ancak dini hükümlerin kaynağı ve dayanağı, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) döneminden itibaren Kamerî takvim olmuştur ve bu durum değişmemiştir.
Sonuç olarak, gerek kurbanlık hayvanların şer‘î yaşı gerekse insanların dini sorumluluk yaşının hesabında tereddütsüz bir şekilde Kamerî takvimin esas alınması gerekmektedir. Bu, hem fıkıh geleneğimize uygun hareket etmek hem de dini vecibeleri doğru bir şekilde yerine getirmek adına elzemdir. Yanlış takvim kullanımı, ibadetlerin geçerliliği noktasında dahi yanlış anlaşılmalara ve hatalara yol açabilir. Bu nedenle, dini konularda yaş hesabı yaparken Kamerî yılın esas alındığını unutmamak ve bu konuda doğru bilgilendirme yapmak büyük önem taşımaktadır.